E-Posta İletişim Telefon Rehberi Önemli Linkler BİDB Servis

Rektör Prof. Dr. YARILGAÇ, Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi Tanıtım Toplantısı ve Ulusal Açık Erişim Çalıştayı'na Katıldı.

21.10.2014

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 20 Ekim 2014 tarihinde “Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi Tanıtım Toplantısı” ve “Ulusal Açık Erişim Çalıştayı” düzenlendi.

Başbakan Sayın Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU’nun da teşrif ettiği toplantıya YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan ÇETİNSAYA, Üniversite rektörleri, üniversitelerin konuyla ilgili yönetici ve uzmanları ile çok sayıda yurtiçi ve yurtdışından davetli konuşmacılar katıldı.

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Tarık YARILGAÇ'ın da katıldığı toplantıda YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan ÇETİNSAYA gerçekleştirmiş olduğu açılış konuşmasında Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülen Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi (YAAP) ve Ulusal Açık Erişim çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Toplantıda, açık erişim konusu farklı boyutlarıyla ele alınarak, üniversitelerde üretilen bilimsel yayınlar ile araştırma verilerinin kurumsal dijital arşivler aracılığı ile erişime açılması ve bunun için gerekli politika, strateji, mevzuat ve açık erişim alt yapılarının oluşturulması hususları tartışıldı.

Ayrıca, 2014 yılı Ocak ayında başlatılan ve halen sürdürülmekte olan Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi'nde gelinen son nokta ve hedefler katılımcılarla paylaşılırken proje tamamlandığında, Türkiye Yükseköğretim Sistemi'nin başlangıçtan itibaren ürettiği bütün bilimsel ve kültürel hazinenin kayıt altına alınması, muhafaza edilerek geleceğe taşınması ve dünya bilim çevreleri ile paylaşılmasının sağlanmış olacağı dile getirildi. Bunun ise gerek üniversitelerin gerekse bilim insanlarının uluslararası tanınırlığını arttıracağı, dolayısıyla ülkemiz yükseköğretim sisteminin uluslararasılaşmasına çok önemli katkılar sağlayacağı belirtildi.

ÇETİNSAYA, YÖK Konferans Salonunda "Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi tanıtım Toplantısı"nın açılışında yaptığı konuşmasına, Başbakan Ahmet DAVUTOĞLU’na toplantıya katılımı dolayısıyla teşekkür ederek başladı. Yükseköğretim sistemi hakkında bilgiler içeren bir sunum yapan ÇETİNSAYA, Yükseköğretim sistemimizin son 30 yılda özelilikle de son 10 yılda olağanüstü bir büyüme gerçekleştirdiğini dile getirerek bu büyümenin en anlamlı göstergelerden birinin yükseköğretimdeki brüt okullaşma oranları üzerinden yapılabileceğini belirterek, resmi istatistiklere göre yüzde 75 olduğunu ancak kendi istatistiklerinin bu rakamın yüzde 80-85 aralığında bulunduğunu aktardı."

Yükseköğretim sisteminde 5,5 milyona yakın öğrencinin bulunduğunu ifade eden ÇETİNSAYA, bu sayının detaylı istatistiklerini vererek, açık öğretimindeki rakamın yüzde 47 oranına ulaşmasına dikkat çekti. ÇETİNSAYA, açık öğretim öğrenci sayısının bu kadar yüksek olmasının üzerinde durularak politikalar üretilmesi gerektiğine işaret etti.  

Türkiye’de  liseden mezun sayısının 12 yıllık eğitimle birlikte 2016-2017 döneminden itibaren 1 milyon 200 binlere çıkacağını dile getiren ÇETİNSAYA, bu yaş dışındakilerin de üniversite taleplerinin olacağını, bu nedenle de Türkiye'de yükseköğretimdeki ciddi niteliksel büyümenin devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.

Üniversitelerdeki akademisyen sayısındaki büyümenin ğrenci sayısıyla kıyaslandığında geride kaldığına dikkat çeken ÇETİNSAYA, 45 bin öğretim elemanına ihtiyaç olduğunu; ayrıca her yıl bütçe dönemlerinde 9 bin araştırma görevlisi tahsis edildiğini, ancak geçen sene bunun 4 bine indirilerek tekrar 9 bine hatta daha üst sayıları çıkarılması gerektiğini belirtti.

Konuşmasında, üniversitelerde üretilen bilimsel yayın, yabancı uyruklu öğretim elemanları ve uluslararası öğrenciler konularına da vurgu yapan ÇETİNSAYA, Akademik Arşiv Projesi’nin arama motoruna  “Türk Dış Politikası” yazarak bu konuda yazılan bilimsel yayınları aradı. Bu konuda yazılmış 1571 kayıt oluştuğunu dile getiren ÇETİNSAYA, sistem sayesinde makalelere çok kolay erişilebildiğini aktararak konuşmalarını şu şekilde tamamladı:

"Akademik Arşiv Projesi tamamlandığında Türkiye yükseköğretim sisteminin başlangıçtan itibaren ürettiği bütün bilimsel ve kültürel hazinenin kayıt altına alınması, muhafaza edilerek geleceğe taşınması ve dünya bilim çevreleri ile paylaşılması sağlanmış olacak. Türk üniversitelerinin ve bilim insanlarının uluslararası tanınırlığını arttıracak, dolayısıyla Türkiye yükseköğretim sisteminin uluslararasılaşmasına önemli katkılar sunacak.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan ÇETİNSAYA'nın ardından kürsüye çıkan Başbakan Ahmet DAVUTOĞLU, "Bizim üniversitelerimiz modern üniversite geleneği itibarıyla yenidir, aynı Cumhuriyetimizin yeni olması gibi, devlet olarak Cumhuriyet sistemi itibarıyle, ama ne Cumhuriyetimiz nevzuhur bir devlettir ne de üniversitelerimiz nevzuhur, şartların, konjonktürün içinde çıkmış kurumlardır. Her bir üniversitemizin geriye dönük olarak referansta bulanabileceği bu topraklarda bir medeniyet arka planı vardır" dedi.

Üniversitelerin, bilginin kaynağı, meşruiyeti, sosyalleşmesi, sistematiği ve analitik çerçeveye oturtulması anlamında insanlık tarihinin en temel müesseselerinden biri olduğunu belirten Başbakan DAVUTOĞLU, küreselleşmeyle birlikte yeni bir bilgi sistematiği, bilgi araçları, yeni bilgi meşruiyet kanalları oluşurken bütün insanlık birikiminin gözden geçirilmesi ve üniversitelerin bu birikimin neresinde yer aldığının doğru tanımlanması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'ye, bulunduğu coğrafyanın, burada ortaya çıkan medeniyetlerin, medeniyetlerin aktardığı bilgilerin başka ülkelerden ve başka ülkelerdeki bilimsel birikimden çok özgün nitelikler kazandırdığını ifade eden Başbakan DAVUTOĞLU, "Bunun farkında olmamız, üniversitelerimizin insanlık birikimine gelecekte yapabileceği katkılar açısından da büyük önem taşıyor" dedi.

İnsanlık tarihinde bilgi sistematiğinin gelişimi konusunda dört büyük harmanlanma gördüğünü ve bugün dördüncü büyük harmanlanmanın içinde olunduğunu dile getiren Başbakan DAVUTOĞLU, kadim medeniyetlerde bilginin belli medeniyet havzalarında ve kendi sistematiği içinde kurulduğunu söyledi. Çin tıbbı, Hint matematiği, Mısır'daki astronomi çalışmaları ve Yunan felsefesini örnek gösteren Başbakan DAVUTOĞLU, her bir medeniyet havzasının kendi bilgi sistematiğini gerçekleştirdiğinin görüleceğini kaydetti. O dönemdeki çalışmaların bugün bile hayranlık uyandıran birikimler olduğunu ifade eden Başbakan DAVUTOĞLU, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bazen bütün bu geçmişe geride kalmış bilgi birikimleri olarak, bir dönem insanoğlu, bakma temayülündeydi ama şimdi, keşfettikçe bakıyoruz ki Hint veya Oxford matematiği arasındaki ilişkide, iki farklı sistematik ortaya çıkabiliyor. Bütün bu farklı medeniyet havzalarında, insanın var oluşuna anlam katan, bu varoluşu tanımlayan bilgi sistematiğini geliştiren tecrübeler yaşandı. Birinci büyük harmanlanma, Büyük İskender'in fetihleriyle birlikte bütün bu medeniyet havzalarının neredeyse iç içe geçmesiyle yaşanan harmanlanmadır ki milattan önce altıncı ve dördüncü yüzyıllar arasında bu medeniyet havzaları birbirleriyle çok daha yakın temas içine geçtiler, harmanlandılar, bir şekilde birikimlerini sentez yapabilecek niteliklere kavuştular. Bu dönemde çok büyük üniversite geleneklerinin oluşmaya başladığını görüyoruz."

Başbakan DAVUTOĞLU, Türkiye'nin bilginin yayılması konusunda doğu ve batı arasındaki etkileşimlerin merkezindeki bir ülke olduğunu ifade ederek, bunun Türkiye'deki üniversitelerde olağanüstü heyecan verici bir canlılığa sahne olduğunu ve gelecekte de olabileceğini söyledi. Ayrıca insana yeni tanımlama getirmeyen hiçbir geleneğin gelenek ve medeniyet haline gelemeyeceğini, küreselleşmeyle beraber kadim modernite tanımlarının yeni çerçeveler kazandığını ifade ederek, varoluşçu alanın devamında bilgi sistematiğinin tümüyle değiştiğini söyledi.

Üniversitelerin kesinlikle bürokratik, mekanik yerler olmaması gerektiğini ifade eden Başbakan DAVUTOĞLU, üniversitelerde ciddi bir bürokratikleşme olduğunu gördüğünü anlattı. Başbakan DAVUTOĞLU, şunları kaydetti: "Her yere bürokrasi girer, bir idari düzen olur ama üniversiteler kesinlikle bürokratikleşmemelidir. Seyyar ve hareketli olabilmelidir, zihnen, mekân olarak ve planlama olarak. Üniversiteler bir güç kullanım alanı değildir."

Türkiye'deki üniversitelerin gelişimi açısından bu toplantıların önem arz ettiğini vurgulayan ve toplantıyla ilgili düşüncelerini dile getiren Rektör Prof. Dr. Tarık YARILGAÇ, bilimsel ve kültürel araştırmaların kayıt altına alınması ve dünya bilim çevreleri ile paylaşılmasının bilimsel araştırmalara değer katacağını belirterek hayata geçirilen bu projeyle uluslararası bir tanınırlık sağlayacağımızı belirtti. Ayrıca büyük bir platformda Türkiye'deki Üniversitelerin eğitim sorunlarının dile getirilmesinin çözüm sürecine katkı sağlayacağını ve bunun da niteliksel büyümeyi kaçınılmaz kılacağının altını çizdi.

ODÜ BASIN



T.C. Ordu Üniversitesi © 2015 Cumhuriyet Yerleşkesi PK 52200 Altınordu / ORDU Telefon : 0 ( 452 ) 226 52 00
Bilgi İşlem Daire Başkanlığı